Halis ELCİMAN 26 Ağustos 1989 yılında İzmir'de dünyaya gelmiş, Elciman ailesinin üçüncü çocuğu ailesininse beşinci bireyi olmuş. Ağlaya zırlaya, düşe kalka, taso, meşe, artist vb bilimum gereksiz oyunları oynayarak ilkokul çağına gelmiş. 1995 yılında fazla uzağa gitmeyerek mahallesinde ki Fatma Hikmet K. İÖO'da eğitimine başlamış. 2003 yılında hayatımızın sorusu olan 'Ne olacam ya ben?' sorusuna cevap olarak 'benim kesin bilgisayarla bi alakam olmalı' demiş ve Karşıyaka Teknik Lisesi Bilgisayar Bölümü'ne gitmeye karar vermiş. Donanımcı olmak için başladığı okula, önce programcı sonra da webmaster olmak için devam etmiş. 2007 yılında Pamukkale Üniversitesi Denizli MYO Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama bölümüne başlamış. İki yılın başında 'masaüstü programcılığı mı? yoksa internet programcılığı mı?' diye düşünürken, bu iki yılın sonunda 'öğretim görevlisi' cevabını bulmuş. 2009 yılında mezun olmuş ve şu an da hala çalışmakta olduğu Comtr Kurumsal Web Hizmetleri'nde iş hayatına başlamış. İş hayatının ikinci yılında yani 2011 yılında Ahmet Yesevi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümünü kazanmış.
Halis şu an öğretim görevlisi olma yolunda gerekli bir adım olan BÖTE bölümünü uzaktan eğitim ile bitirmeye çalışıyor, aynı zamanda da iş hayatına devam ediyor.
Fiziksel Özellikleri?Askeriyede ki askerin ölçümüne göre Halis'in boyu 1.72, kilosu ise 61 68. Bunların haricinde ela gözlü ve ne kadar nefret etsede kıvırcık saçlı. Gözünüzde büyütmeyin öyle senin benim gibi biri.
Kimyasal Özellikleri?Biraz duygusal olduğu söylenebilir, burçlara inanırmısınız bilemiyorum ama Başak burcudur kendisi. Fazla sesi çıkmaz, ne kadar sinirli olsada içine kapanık, sabırlı bir tiptir. En iyi yaptığı şey kendini kandırmaktır. Tarz takıntısı yoktur, hoşuna giden her müziği dinler, çok sık olmasada vakit buldukça kitap okur, cebinde parası oldukça vizyondaki filmleri takip eder.
Uzun Lafın Kısası?Halis ELCİMAN, senin onun benim gibi sıradan, adamın biridir. Günlük yazdığı yazmaya çalıştığı yazılar ile sıradışı olmayan hayatını, altyapısında wordpress kullanarak bir veritabanında saklar.
16.10.2011 11:13
Şüphe yokki hepimiz doğduk, büyüdük, büyüyoruz ve öleceğiz. Yarına hangimizin garantisi var ki? “Benim daha yapılacak işlerim var” diyerek erteleme gibi bir lüksümüzde yok.. Bir sela ile duyulur süremizin bittiği, game over.. Mühim biriysek Teşvikiye’den yada Bostanlı’dan kalkar naaşımız, alkışlarla. Değilsek evimize en yakın camiden alınırız omuzlara, tekbirlerle, gözyaşlarıyla.. Er kişi niyetine diye başlar hoca.. “İyi bilirdik” derler yüksek ihtimalle.. Toprakla tanışırız, önceleri sıradan gelen üstünde yürüdüğümüz, geçip gittiğimiz o toprakla.. Dualar, sureler okunur başımızda. Muhtemelen üç İhlas bir Fatiha, gün gelir Yasin.. Geriye miras olarak bir süreliğine de olsa ismimiz ve yaptıklarımız kalır. Sevdiklerimize, güvendiklerimize en değerli şeylerimizi, en özelimizi emanet ederiz. Bornova’da ki arsayı, 3-4 tane bileziği, bankada ki parayı yada doğal gaz borcumuzu, ev kiramızı.. Ya hiçbiri yoksa? Arsam yok, bileziğim yok, bankada param yok.. Şunu anladımki sanal hayatımda, gerçek hayatıma oranla geriye bırakılacak daha çok şeyim var.. HalisElciman|com, projhe’lerim, mail hesaplarım, ileti geçmişim, Flickr hesabım, blog hesaplarım, Facebook hesabım, forumlardaki bir MD5′lik şifrelerim.. Ben öldükten sonra neden onlarda ölsün ki.. Veysel ustanın dediği gibi “Ben giderim adım kalır, dostlar beni hatırlasın..”. Beni hatırlatacak şeyler neden benimle birlikte ölsünki.. Okul yada camî yaptıramıcaksam bari Google’da indexlerim kalsın.. “Ben ölürsem sanal hayatım noktanoktanokta’nındır.” demek isterdim ama şu an öyle biri yok, tabi bir gün olacak.. Neden olmasın? Sizde bir düşünün..