hayatın renklerinden vazgeçmiş bir griliktir araf,
arada kalmaktır.
ne sevebilmek, ne de nefret edebilmek.
zirvenin eşiğine gelip, bir vazgeçişin kollarında
yitip gitmektir araf.
herkese hak ettiği gibi davranmaktır,
iyiye iyi, kötüye kötü.
konumundan hoşlanmamaktır araf,
yolunu bulamamaktır.
dilin lal olduğu sessizliktir araf,
sedasızlık.
adı bilinipte özü bilinmeyendir.
kötünün iyisi, iyinin ise kötüsü.
noktayı bekleyen, yorgun bir virgüldür araf.
harfler arasında sıkışıp kalmış,
birden fazla ama yapayalnız.
21.yüzyıldaki her 20 kişiden biridir araf.
farklılık peşindeki her insan kadar sade,
kendini nimetten sanan her canlı gibi basit,
en az senin kadar insan,
en az benim kadar sıradan...

araf'a hoş geldin.

Lütfen Flash player'in son sürümünü indiriniz...

Get Adobe Flash player

Kim bu Halis?

Halis ELCİMAN 26 Ağustos 1989 yılında İzmir'de dünyaya gelmiş, Elciman ailesinin üçüncü çocuğu ailesininse beşinci bireyi olmuş. Ağlaya zırlaya, düşe kalka, taso, meşe, artist vb bilimum gereksiz oyunları oynayarak ilkokul çağına gelmiş. 1995 yılında fazla uzağa gitmeyerek mahallesinde ki Fatma Hikmet K. İÖO'da eğitimine başlamış. 2003 yılında hayatımızın sorusu olan 'Ne olacam ya ben?' sorusuna cevap olarak 'benim kesin bilgisayarla bi alakam olmalı' demiş ve Karşıyaka Teknik Lisesi Bilgisayar Bölümü'ne gitmeye karar vermiş. Donanımcı olmak için başladığı okula, önce programcı  sonra da webmaster olmak için devam etmiş. 2007 yılında Pamukkale Üniversitesi Denizli MYO Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama bölümüne başlamış. İki yılın başında 'masaüstü programcılığı mı? yoksa internet programcılığı mı?' diye düşünürken, bu iki yılın sonunda 'öğretim görevlisi' cevabını bulmuş. 2009 yılında mezun olmuş ve şu an da hala çalışmakta olduğu Comtr Kurumsal Web Hizmetleri'nde iş hayatına başlamış. İş hayatının ikinci yılında yani 2011 yılında Ahmet Yesevi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümünü kazanmış.

Halis şu an öğretim görevlisi olma yolunda gerekli bir adım olan BÖTE bölümünü uzaktan eğitim ile bitirmeye çalışıyor, aynı zamanda da iş hayatına devam ediyor.

Fiziksel Özellikleri?

Askeriyede ki askerin ölçümüne göre Halis'in boyu 1.72, kilosu ise 61 68. Bunların haricinde ela gözlü ve ne kadar nefret etsede  kıvırcık saçlı. Gözünüzde büyütmeyin öyle senin benim gibi biri.

Kimyasal Özellikleri?

Biraz duygusal olduğu söylenebilir, burçlara inanırmısınız bilemiyorum ama Başak burcudur kendisi. Fazla sesi çıkmaz, ne kadar sinirli olsada içine kapanık, sabırlı bir tiptir. En iyi yaptığı şey kendini kandırmaktır. Tarz takıntısı yoktur, hoşuna giden her müziği dinler, çok sık olmasada vakit buldukça kitap okur, cebinde parası oldukça vizyondaki filmleri takip eder.

Uzun Lafın Kısası?

Halis ELCİMAN,  senin onun benim gibi sıradan, adamın biridir. Günlük yazdığı yazmaya çalıştığı yazılar ile sıradışı olmayan hayatını, altyapısında wordpress kullanarak bir veritabanında saklar.

16.10.2011 11:13

  • 29
    12 Ocak 2012
    9.altın örümcek ödüllerinde sıralamaya girmişsiniz, tebrik ederim.
  • 28
    29 Kasım 2011
    Siteyi ve hakkında kısmını çok başarılı buldum,iyi çalışmalar dilerim...
  • 27
    08 Kasım 2011
    Abi sitene bayıldım professional web developer olduğun sitenden belli :D inş. ilerde bende senin gibi site yaparım bende acemice web geliştieiyorum ...
  • 26
    01 Kasım 2011
    Tasarım çok sade ve çok şık. Boşuna ikinci olmamışsın. "İzmir köy" görüşüne ise katılmıyorum. İzmir, İstanbul gibi devasa, karmaşalar içinde, her türlü sorunu içinde barındıran bir şehir olacağına köy olarak kalsın. Tekrar kutluyorum.
  • 25
    12 Temmuz 2011
    Gerçekten tasarim konusunda güzel bir siteniz var başarılarınızı devamı dilerim, Altın Örümcek Ödülü'nüde Tebrik Ederim...
  • 24
    06 Temmuz 2011
    çok başarılı!
  • 23
    02 Haziran 2011
    Süper Tasarım Yolun Açık Olsun...
  • 22
    21 Mayıs 2011
    İlgin için teşekkür ederim =) Başarılar ;)
  • 21
    20 Mayıs 2011
    Gerçekten Tasarım Size Aitse Mükemmel Bir Site =) İnş. Hakkettiği Yerlere Gelir!! Ayrıca Bu Çalan Müziğin Adı Nedir?
  • 20
    17 Mayıs 2011
    çok güzel site iyi konular var :)
  • 19
    12 Nisan 2011
    çok güzel sayfa ii ki altın örümceğe aday olmuş bu sayede görmüş oldum
  • 18
    12 Nisan 2011
    web sitesi güzel olmus.gece 00:38 not düşeyim dedim :)
  • 17
    08 Nisan 2011
    Blog yazarlarının bir siteyi beğenmesi için 3 kriter gerekir: 1- İçerik özgünlüğü , 2- Tasarım Farklılığı , 3- Samimiyet. Bu üçü de sizde var. Tebrikler ve başarılar.
  • 16
    04 Nisan 2011
    Farklılık böyle bir şey olsa gerek.. O'nu Yakından tanımış olmaksa büyük gurur kaynağı. Şimdilik istediği yere ulaşmasına 26 gün kaldı...
  • 15
    12 Mart 2011
    bende 89luyum. bende başak burçluyum. bnde web tasarım-grafik arasında çalışıyorum:) Başarılarının devamı adına selam ve dualarımla..
  • 14
    05 Mart 2011
    Ruhum burada, Ne meleklerin fısıltılarını duyabiliyor; ne de erguvani cesetlerin dehşetengiz çığlıklarını.. Çaresi yok, daha yaşarken öğretmiştin bana, tek yön bir sokaktayim.. Beni tam bıraktığın yerde ''Araftayim'' güzel blogun,cümlelerin için tebrikler, sevgiler.
  • 13
    17 Ocak 2011
    Anlatım çok hoş... Cuk yaniii.. :))) ama benden de bahsedilmemiş.. vücudunun bi parçası değilmiyim? Ciğerr :)
  • 12
    03 Ocak 2011
    ya tebrik ederim insan bu kadar güzel anlatır ifade eder bıravo söyleyecek bir şey bulamıyorum.
  • 11
    20 Aralık 2010
    işte tanıdığım halis.kendini bundan iyi anlatamazdın.olman gereken yere ulaşmana az kaldı.
  • 10
    14 Kasım 2010
    merhabalar. az önce evren soyuçok'un blogunda gezinirken "kir" başlıklı yazısında denk geldim blog adresinize. biraz gezindim... sizi tebrik ediyor ve takibe alıyorum. sevgiler...
  • 9
    22 Ekim 2010
    la benden nbahsetmemiş :(
  • 8
    25 Ağustos 2010
    siten güzel tabiri caiz kendini iyi tanıtmışsın başarılar :)))
  • 7
    14 Ağustos 2010
    sayın snn bnm gibi biri, siteden hoşlandım, heran takipçisi olabilirim. devam et ;)
  • 6
    30 Temmuz 2010
    Merhaba Kendini çok içten anlatmışsın. Başarılarının devamını dilerim . Keşke herkez istediğini yapabilse yada uygulamak için fırsat yakalayabilse....
  • 5
    11 Mayıs 2010
    Kendini güzel anlatmışsın tebrik ederim.. Göze hoş gözüken bir teman var.. Yazılarında güzel tamamen kişisel :) Tekrar tebrik ederim..
  • 4
    15 Nisan 2010
    İzmirin şu anda neresindesin acaba?
  • 3
    15 Nisan 2010
    Selam halis kardeşim.. Gerçekten özgün ve halis yazılarınla hem bilgilendirdin hem de güldürdün.. Ellerine sağlık,,, Başarılarının devamını dilerim.
  • 2
    14 Nisan 2010
    selamlar halisciğim, halisciğim diyorum, bende manisa salihlide dünyaya gelmiş(daha önce nerdeysem) bir ege evladıyım, sen sen ilkokul 3 teyken öğretmenliğe başlamış, önce muhasebe-finansman öğretmenliği yapmış soma ve salihlide) sonra soluğu istanbulda almış biriyim. baktım muhasebe sarmıyor, e geçim derdi de var, bilgisayardan ekmeğini çıkartan bir bilg bölüm şefiyim. baktım face msn sarmıyor ulan bende bir siyte yapayım dedim bu yaştan sonra webmasterlığa merak sardım. ama sana bir şey itiraf edeyim. bu site kalitesinde bir site yapmak için Güven Özveri ve Tecrübem gerek. iyi çalışma tebrikler. siteni canerden öğrendim (egonomik). ama kendisini tanımam. uzun lafın kıssası ben ne diyecektim hah bu yolda devam et sitene uslubna ve baygınlığına bayıldım.
  • 1
    26 Mart 2010
    [...] başarılı olduğunu söyleyebileceğim, Halis Elciman isimli bir webmaster kardeşimizin blogu. Hakkında sayfasından öğrendiğim kadarıyla Pamukkale Üniversitesi Denizli MYO Bilgisayar Teknolojisi ve [...]



Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek

D sürücümün terk edilmiş klasörlerinden birinde, bir ara çok dinlediğim bir şarkıya denk geldim, ezgiye diyelim. Necip Fazıl’ın Kaldırımlar şiirini eminim duymayanımız yoktur. Yanlış hatırlamıyorsam ortaokul çağlarımda çok severdim. Ne kadar kişiliğini sevmesemde sesini takdir ettiğim Aykut Kuşkaya zamanında Kaldırımlar’ı çok güzel yorumlamış. Ne zaman açsam bir kaç kere dinlerim.. Hiç dinlemediyseniz tavsiye ederim ;)

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler…
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi…

Başını bir gayeye satmış bir kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.

İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.

Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur…
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları…

Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,
Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der.

Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de,
Tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp.
Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de,
Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.

Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
Onu bir başkasına râm oluyor sanırım,
Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı.

Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan;
Bana rahat bir döşek serince yerin altı,
Bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan…

Necip Fazıl KISAKÜREK


  • 1
    17 Mayıs 2011
    çok güzel site :)